Site icon Milliyetçi Medya

Halkalı-Edirne 1.5 saate inecek

Halkalı-Edirne 1.5 saate inecek

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, Kırklareli Babaeski’de düzenlenen Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde özetle şunları söyledi: “Çok önemli bir yatırımın açılışını yapmak üzere sizlerle beraberiz. Ulaştırma alanında stratejik bir projeyi daha ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle, heyecanımızı burada bizlerle paylaşan Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Sayın Marta Kos’a teşekkür ediyorum. Sayın Kos’u bu vesileyle ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz.

Biliyorsunuz, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı toplam 229 kilometrelik uzunluğu ile ülkemize vizyon katacak ulaştırma projelerimizden biridir. Projemiz 3 etaptan oluşmaktadır. 153 kilometre uzunluğa sahip Çerkezköy-Kapıkule kesimi projemizin en uzun etabıdır. Saatte 200 kilometre tasarım ve işletme hızına sahip olacak hattımız, çift hatlı elektrikli sinyalli olarak inşa edilmiştir. Hat üzerinde 31 köprü, 2 bin 520 metre uzunluğunda 8 aç-kapa tünel, 2 viyadük, 114 alt ve üst geçit ile 175 menfez vardır. Böylece Tekirdağ’ı, Kırklareli’ni ve Edirne’yi hızlı tren ağına dahil ederek hızlı tren ağımızı Çerkezköy’den Kapıkule’ye kadar ulaştırmış oluyoruz.

YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK

Projemizin hizmete girmesiyle etkilerini çok geniş bir alanda göreceğimiz yeni bir dönem başlayacak. En başta, Halkalı-Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek. Yük taşıma süresi ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya inecek. Demir yolu hattının kapasitesi de yaklaşık 4 katına çıkacak. Yıllık yolcu kapasitesinin 600 binden 3 milyona, yıllık yük kapasitesinin ise 1.5 milyon tondan 9.5 milyon tona yükselmesini bekliyoruz. Bu, şu anlama geliyor değerli kardeşlerim. Ulaşım hızlanacak, lojistik güçlenecek, seyahat süreci azalacak. Neticede üretim artacak, ihracat artacak, istihdam artacak, ticaret ve turizm inşallah daha da hareketlenecek. Projemiz sadece gönülleri ve şehirleri birleştirmekle kalmayacak. Aynı zamanda Trakya ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunacak.

Halkalı-Kapıkule hattının ehemmiyetini yalnızca Trakya’yla sınırlandıramayız. Bu hat, Bakü, Tiflis, Kars ve Marmaray üzerinden Avrupa’ya uzanan ortak koridorun Avrupa bağlantısını da güçlendiriyor. Halkalı-Kapıkule projesi 6 bin 314 kilometrelik kalkınma koridorunun Türkiye’den geçen 2 bin 94 kilometrelik bölümünün kritik parçalarındandır. Faw Limanı’ndan başlayıp ülkemiz üzerinden Avrupa’ya uzanacak kalkınma yolunun batı ucundaki Avrupa bağlantısının oluşturacaktır.

Halkalı-Kapıkule hattı İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sanayi merkezlerimizin ve limanlarımızın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla, bu hat inşallah Anadolu’nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir lojistik omurga olacaktır.”

Açılış töreninin ardından makinist koltuğuna geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hızlı tren hattındaki ilk seferi Babaeski’den Lüleburgaz’a gerçekleştirdi.

CERRAH GİBİ MESELEYE VAZİYET EDİYORUZ

Ne ekran tetikçilerinin, ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellatlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz. Kirli yöntemlerle, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarımıza karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyiz. Siyasetin de, medyanın da limanı ahlaktır. Dürüstlüktür. Biz ilk gün nerede duruyorsak bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, tamahkarlığın üzerine istismarcılara rağmen ciddiyetle gidiyoruz ve gideceğiz. Ama bunu yaparken adaletten, ahlaktan, vicdandan, özellikle hakkaniyet çizgisinden bir milim sapmayacağız. Ne oyuna geleceğiz, ne tuzağa düşeceğiz, ne de birilerinin yalan rüzgarına kendimizi kaptıracağız. Sağ duyulu ve serinkanlı bir şekilde akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz. Milletim müsterih olsun. Bize güvensin. Ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim, sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz.

AB YETKİLİSİ MARTA KOS DA AÇILIŞTAYDI

Erdoğan “Heyecanımızı burada bizlerle paylaşan Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Sayın Marta Kos’a teşekkür ediyorum” dedi.

FON YANITI: ÖNCE PARA KULELERİNİN HESABINI VERECEKSİN

Durmuyor, dinlenmiyor, 7 gün 24 saat aşkla çalışıyoruz. Biz icraat üretiyoruz icraat. . Peki sürekli bizi eleştirenler, sürekli bize sataşanlar ne yapıyor? Dikkat ediniz, gündemlerinde hiçbir somut proje yok. Yalan istersen bunlar da bol. Kendilerinin bile inanmadığı popülist vaatler dışında milletin derdine derman olacak hiçbir önerileri yok. Varsa yoksa yalan, dolan, spekülasyon. Siyasi parti değil, sanki iftira üretme merkezi. Sanki dedikodu kazanı bunlar. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler. Sadece çamur atmanın, sadece iftira atmanın, kendi pisliklerini bize de bulaştırmanın peşindeler. FETÖ’cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle ellerine ne tutuşturulsa önüne arkasına bakmadan, doğruluğunu yanlışlığını araştırmadan bize saldırıyorlar. Münferit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar. Kimse kusura bakmasın. Boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar.

BUNUN ADI SİYASET DEĞİL

Kardeşlerim, bakın bunun adı siyaset değildir. Bunun adı muhalefet etmek değildir. Bunun adı kamu adına hesap sormak hiç değildir. Bir defa başkalarına laf söylemeden önce para kulelerinin hesabını vereceksin. ‘Elimizde 32 saatlik kumpasın kaydı var, ben izledim’ dediğiniz baklava kutularının hesabını vereceksiniz. Siz önce arpalığa çevirdiğiniz, eş, dost, akraba çiftliğine çevirdiğiniz, soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz. Biz, bu ilkesiz siyasete, bu rezil siyasete prim vermeyiz. Daha evvel defalarca söyledim. Bugün yine söylüyorum. Kim milletin hakkına, hukukuna ve emanetine el uzatırsa karşısında bizi bulur, yargısıyla, emniyetiyle, maliyesiyle, devletin tüm kurumlarını bulur. Hukukun, meşruiyetin sınırlarını aşanlar aynı zamanda ahlakın sınırlarını da aşarlar. Bizim bunlarla işimiz olmaz ve olamaz. Suç işleyenin yargı yakasına zaten yapışır ve yapışıyor. Orada bırakmaz, suçu sübut bulunanın yakasına tereddütsüz yapışırız.

Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.

Exit mobile version