
"Ekmek elden, su gölden" dönemi bitince telaşlanmamıştık…
Hepsi marketten, günü gününe olacak, dediler…
Bunu becerdiler de…
En uzak coğrafyaları birbirine bağladılar…
En tazesiyle, en lezzetlisiyle, en geniş çeşit yelpazesiyle…
Raflar doluydu…
O kadar ki…
En sonunda hizmeti marketten kapımıza kadar taşımaya başladılar…
Benzin ve mazot mu?
Kuyruklar tarih olmuştu…
Parasını veriyorsan düdüğü çalıyordun…
Elektronik eşyamız bozulunca ya yenisini alıyorduk ya da hemen yedek parçası geliyordu…
İşte "küresel bir köy" olarak dünya buydu…
Yeni jeopolitiği anlamak zorundayız…
Neoliberalizmi ve onun ürettiği tüketim manyaklığını falan unutun!
Otorite önemli…
Hiçbir şey artık "oluruna" bırakılamaz.
NOT DEFTERİ
Senin sesin ve adımların evde duyulmaz olduğundan beri kendime bakmaz oldum. Bir başkasının bakışlarında yansımadığın zaman var olmak çok zor. Biz erkekler kendi başımıza bırakıldığımızda çıpasız sandala benziyoruz. (SUSANNA TAMARO / Büyük Bir Aşk Hikayesi)
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
