
MHP Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 24’üncü dönem açılış töreni MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin katılımıyla dün MHP Genel Merkezi’nde yapıldı. Programda MHP Genel Merkezi’nce 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla hazırlanan marş da çalındı. Marşı yorumlayan Bahçeli, “Ekim ayı Cumhuriyet’e girişimizin, Cumhuriyet’in gelişmesinin katkı sağlandığı bir dönemdir. Marş da güzel olmuştur. Yazanı ve besteleyeni de kutluyorum” dedi. Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan MHP Lideri şunları söyledi:
“(Fon soruşturmaları) Henüz daha hukuken araştırılmadan, sonuca bağlanmadan sorgulamalar yapılarak herkesi de suçlamayı bir siyasi maharet olarak kabul etmektedirler. Bu yanlış bir yoldur. Biraz sabırlı olmalarında önemli fayda vardır. Aksi takdirde bu anlaşmazlık siyaseti gerginleştirir. Siyaset dilini ağırlaştırır, iftira yalan ve dolana çok büyük fırsat tanır. Bakanlarımıza, sonuç almadan böyle bir suçlama yapmak veya bunların isimlerinden kimler olduğunu tahmin ederek bazı yorumlar sunmak, haddi zatında siyasete ihanettir, insanlığa saygısızlıktır. Görüş bildiren kişilerin, dünyanın ve Türkiye’nin çok önemli sorunlarının bulunduğu konumda iki konuya veya bir konuya Türkiye’yi kilitlemeleri de doğru değildir. Var ise bir suç gereği de yapılmalıdır. O da ayrı bir konudur. Sabırla beklemekte fayda var. Meclis faaliyettedir, yargı faaliyettedir.
Terörsüz Türkiye çalışmaları çok sağlıklı yürümektedir. Türkiye önemli mesafeler katetmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti meselenin sahibidir. Terörsüz Türkiye artık bir devlet politikası haline dönüşmüştür ve bu politikanın da uygulama alanları bellidir: Yürütme, yasama ve yargıdır. Onları da dikkate alarak çalışmalar hızla devam ediyor. Terörle mücadelede geri dönüş yoktur, geri dönüşü kabullenmek mümkün değildir. Onun için bu ülkeyi seven her insan kardeşlik ruhuyla hareket etmeli, yasanın öngördüğü kurumlar kurulmalı ve herkese sorumluluk isteniyorsa o sorumluluk da verilmesi gerekir. Bunlardan bir tanesi de barış sürecinde siyasallaşma koordinatörlüğü, İmralı’da bulunan kişinin de hakkıdır. O sıfatı da ona vermek suretiyle olayları tamamen feshetmek, silahları bırakmak, devlete isyan etmek ve siyaseten şiddet kullanmaktan 27 Şubat 2025’te, 27 Şubat 2026 tarihinde yapmış olduğu tutarlı ve değerli açıklamalarını kabul ederek toplum olarak tam destekle Türkiye Cumhuriyeti’nin bu politikasına devam etmelerini sağlamak lazımdır. Bizim MHP olarak sözümüz sözdür. Ne söylemişsek arkasındayız. Geri dönüşümüz de yoktur. Bunu da herkes bilmesi lazımdır.”
