
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini ve dezenflasyon sürecinin savaşın etkisiyle kısmen yavaşlamasına rağmen mücadeleden vazgeçmediklerini söyledi. Şimşek, Orta Vadeli Program'ın (OVP) birincil hedefinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu belirterek, 2027 bütçesinde savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını açıkladı.
ŞİMŞEK: MALİ DİSİPLİN KORUNACAK
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından merkez bankası başkanları ile üst düzey politika yapıcıları bir araya getiren İstanbul Ekonomi Forumu başladı.
Şimşek, forumun açılışında yaptığı konuşmada küresel ekonominin karşı karşıya olduğu zorluklara, tedarik zincirlerindeki aksamalara, emtia ve enerji fiyatlarındaki yükselişlere değindi.
Türkiye'nin şimdiye kadarki tepkisinin makrofinansal istikrarı öncelemek olduğunu belirten Şimşek, "Merkez Bankası sıkılaşmaya gitti, biz nispeten sıkı bir maliye politikası sürdürdük ancak aynı zamanda şokun etkilerini hafifletmek amacıyla mali alanı da devreye soktuk." diye konuştu.
Küresel ekonominin çatışmalar ve gerilimlerin yanı sıra ticarette korumacılık, yüksek küresel borçluluk, yaşlanan dünya nüfusu, iklim değişikliği ve yapay zeka gibi önemli meydan okumalarla karşı karşıya olduğunu belirten Şimşek, Türkiye'nin yaklaşımının "çatışmalardan uzak durmak ve barışa yatırım yapmak" olduğunu vurguladı.
DOĞU VE GÜNEYDOĞU İÇİN BÜYÜME VURGUSU
Şimşek, Terörsüz Türkiye sürecinin sağlayacağı ekonomik kazanımların yanı sıra bölgesel entegrasyona ve refaha da katkı sunacağını söyledi.
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerin çoğunda yaş ortalamasının 25 civarında olduğuna dikkati çeken Şimşek, bölgenin altyapısına önemli yatırımlar yapıldığını ifade etti.
Şimşek, "(Doğu ve Güneydoğu'nun) Türkiye'nin yeni büyüme lokomotifi olma vakti geldi" dedi.
2027 BÜTÇESİNDE SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 229 ARTACAK
Türkiye'nin caydırıcılığını güçlendirdiğini belirten Şimşek, çatışmaların yaşandığı bir ortamda savunma alanına yatırım yapılmasının zorunlu olduğunu söyledi.
Şimşek, kısa süre önce hazırlanan ve yakında TBMM'ye sunulacak 2027 bütçesinde savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını belirtti.
Türkiye'nin son 20 yılda savunma alanına önemli yatırımlar yaptığını ifade eden Şimşek, 1990'larda dünyanın en fazla savunma sanayisi ürünü ithal eden 5 ülkesi arasında yer alan Türkiye'nin bugün en büyük 10 ihracatçı arasına girmeye yaklaştığını vurguladı.
Savunma projelerindeki AR-GE büyüklüğünün 100 milyar doların üzerinde olduğunu belirten Şimşek, yaklaşık 1400 ürün geliştirme projesinin yürütüldüğünü bildirdi.
TÜRKİYE HİZMET İHRACATINDA İDDİALI
Türkiye'nin bağlantısallığını güçlendirmeye yönelik yatırımların sürdüğünü belirten Şimşek, Türk Hava Yollarının dünyada en fazla noktaya uçan şirket konumunda bulunduğunu söyledi.
Şimşek, bu kapsamda Orta Koridor'un inşa edildiğini, Kalkınma Yolu Projesi'nin de bağlantısallık yatırımları kapsamında değerlendirildiğini anlattı.
Enerji arz güvenliğinin kritik konuların başında geldiğini belirten Şimşek, Türkiye'nin doğal gaz, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınmasına yönelik boru hatlarına uzun süredir yatırım yaptığını ifade etti.
Türkiye'nin yeşil dönüşümü hızlandırdığını da anlatan Şimşek, elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 60'a yaklaştığını söyledi. COP31'in ev sahibi olarak elektrifikasyon oranını yüzde 23'ten yüzde 35'e çıkarmayı hedeflediklerini belirten Şimşek, bunun Türkiye'nin enerjide ithalat bağımlılığını önemli ölçüde azaltacağını dile getirdi.
Ticarette korumacılığa karşı Türkiye'nin halihazırda 54 serbest ticaret anlaşmasının bulunduğunu belirten Şimşek, 3 anlaşmanın onay sürecinin devam ettiğini, Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve Kanada ile önemli müzakereler yürütüldüğünü bildirdi.
Türkiye'nin hizmet ihracatında rekabetçi konumda olduğunu ve turizmde güçlü bir yapıya sahip bulunduğunu belirten Şimşek, son 25 yılda turizm gelirlerinin dolar bazında 9 kat arttığını, gelecek 10 yılda ise bu gelirleri yaklaşık iki kat daha artırmayı hedeflediklerini söyledi.
Sağlık turizminin potansiyeline de değinen Şimşek, uluslararası akreditasyona sahip 50'den fazla sağlık kuruluşu bulunduğunu belirtti. Türk dizilerinin de önemli hizmet ihracatı kalemlerinden olduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye'nin bu alanda dünyada üçüncü sırada bulunduğunu vurguladı.
ŞİMŞEK: TÜRKİYE BORÇLULUKTA AVANTAJLI KONUMDA
Küresel borçluluk oranlarının yüksek olduğuna dikkati çeken Şimşek, Türkiye'nin bu açıdan avantajlı konumda bulunduğunu söyledi.
Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Küresel ölçekte borçluluk oranları yüksek. Türkiye, bu açıdan avantajlı bir konumda. Gelişmekte olan ülkelerin ortalama borçluluk oranı yaklaşık yüzde 230 seviyesinde. Türkiye'de ise bu oran yüzde 90 civarında. Bu seviyeye disiplinli politikalar sayesinde ulaşıldı. Türkiye'nin kamu borcunun GSYH'ye oranı da yüzde 22. Bu gösterge, Türkiye'nin önemli bir mali alana sahip olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye, mevcut konumunu reformlarla daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kamu İhale Reformu, mali kuralların güçlendirilmesi ve Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) Yönetişim Reformu, gündemimizdeki başlıca alanlar."
Şimşek, Türkiye'nin genç nüfus açısından avantajlı olduğunu, kadınların iş gücüne katılımının artırılmasıyla kişi başına düşen milli gelir bakımından gelişmiş ekonomilerle aradaki farkı kapatma sürecine katkı sağlamayı hedeflediklerini anlattı.
Yapay zeka konusunda teknolojik altyapının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Şimşek, 5G+ altyapısına yönelik yatırımların tamamlandığını, fiber kapasitesinin genişletildiğini ve büyük ölçekli veri merkezleri alanına yatırım çekmeye çalıştıklarını söyledi.
ŞİMŞEK: DEZENFLASYON MÜCADELESİNDEN VAZGEÇMEDİK
Ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, dezenflasyon sürecinin savaşın etkisiyle bu yıl kısmen yavaşladığını ancak mücadeleden vazgeçmediklerini belirtti.
Şimşek, "Dezenflasyon süreci, bu yıl savaşın etkisiyle kısmen yavaşlasa da mücadeleden vazgeçmedik. Orta Vadeli Program'ın (OVP) birincil hedefi fiyat istikrarını sağlamaktır. Mali disiplinin sağlandı ve bu disiplin korunacak. Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Ticaret ortaklarımızın yaklaşık yüzde 1,5 büyüdüğü bir dönemde (geçen yıl) Türkiye ekonomisi, yüzde 3'ün üzerinde büyüdü. Son 25 yılda Türkiye'nin yıllık ortalama büyümesi yüzde 5,5'e yakın. Gelişmiş ekonomilerle arayı kapatma eğilimi ve Türkiye'nin büyüme hikayesi gücünü koruyor." dedi.
Şimşek, Merkez Bankasının yalnızca politika faizi üzerinden değil, miktarsal sıkılaşma ve seçici kredi sıkılaştırması adımlarıyla da sıkı para politikası uyguladığını belirterek Merkez Bankasının geniş bir araç setine sahip olduğunu vurguladı.
Maliye politikasında da önemli hareket alanının bulunduğunu ifade eden Şimşek, kamu borcunun GSYH'ye oranının yaklaşık yüzde 22, bütçe açığının ise yüzde 3'e yakın seviyede bulunduğunu anlattı.
FON PİYASALARINA İLİŞKİN: DURUM KONTROL ALTINDA
Son haftalarda fon piyasalarında yaşanan gelişmelere de değinen Şimşek, "Durum kontrol altında." değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, son haftalarda fon piyasalarında yaşanan gelişmelere de değinerek, "Yaşanan gelişmeler daha sağlıklı ve derin sermaye piyasalarının oluşturulması sürecine katkı sağlayacak. Şoklara açık bir dünyada gereken adımları atacak politika alanına sahibiz." değerlendirmesinde bulundu.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
