
Denizlerde güçlü olmak, devletin ufkunu genişletmek; milli haklara sahip çıkmak, istikbali güvence altına almaktır” dedi. Bahçeli, yazılı açıklamasında şunları dile getirdi: “Mavi Vatan doktrini, uluslararası hukuktan doğan meşru hak ve menfaatlerimiz istikametinde emin, kararlı ve hukuki bir zeminde ilerlemektedir. 2019 yılında Türkiye ile Libya arasında imzalanarak yürürlüğe giren Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı, 20 Ekim 2026 tarihinde Libya Temsilciler Meclisi tarafından da onaylanarak yeni bir aşamaya ulaşmıştır.
Bu karar, mevcut mutabakatın hukuki ve siyasi zeminini pekiştirirken, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin dayanağını da güçlendiren önemli bir gelişme olmuştur. Bu gelişme Türkiye-Libya münasebetlerinin güçlenmesinin ötesinde, Akdeniz’in huzur ve istikrarına, gönül ve kültür coğrafyamızın güvenliğine ve Avrupa’nın enerji arz hatlarının daha güvenli hale gelmesine katkı sağlayabilecek bir adımdır. 1911’de Trablusgarp’ta vatan toprağını savunmak için deniz aşırı bir mücadele vermek zorunda kalan; İtalyan donanmasının Akdeniz’deki üstünlüğü karşısında Libya’ya asker ve mühimmat ulaştırmakta büyük güçlükler yaşayan bir Türkiye’den, bugün Akdeniz’de harp gemileriyle varlık gösteren, deniz yetki alanlarını uluslararası hukuk temelinde savunan ve milli haklarını hem sahada hem de masada kararlılıkla koruyan bir Türkiye’ye ulaşılmıştır.
TRABLUSGARP’TAN MAVİ VATAN’A
Trablusgarp’tan Mavi Vatan’a uzanan bu tarihi yürüyüş Türkiye’nin ufkunun, diplomatik kudretinin ve milli iradesinin de nasıl güçlendiğinin açık bir göstergesidir. Tarih değişmiş, şartlar değişmiş, Türkiye güçlenmiştir. Mavi Vatan doktrinimizin bugünlere ulaşmasında emek verenlere; Libya tarafında ise bölgenin huzuru, istikrarı ve insanlığın barış içinde geleceği adına mutabakata imza atan tüm yetkililere teşekkürlerimi iletiyorum.”
