Site simgesi Milliyetçi Medya

Akın Gürlek: Adalet arayışı her sınırda yeniden başlamamalı

Akın Gürlek: Adalet arayışı her sınırda yeniden başlamamalı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’da düzenlenen OECD Adalete Eşit Erişim Toplantısı’nda yargı süreçleri, dijitalleşme, yapay zekâ ve uluslararası adli iş birliğini değerlendirdi. Gürlek, sınır aşan suçlarla mücadelede ülkeler arasında daha etkili koordinasyon kurulması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin adalete erişimi demokratik hukuk devletinin temel hedeflerinden biri olarak gördüğünü belirten Gürlek, artan iş yükü ve çeşitlenen suç türlerinin adalet sistemleri üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti. Yargılamalarda titizlik ile makul sürenin birlikte korunması gerektiğini ifade etti.

“Yargılamaların aceleye getirilmeyecek kadar hassas, uzatılmayacak kadar da önemli olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz.”

Gürlek, Türkiye’nin reform çalışmalarını 2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi kapsamında sürdürdüğünü bildirdi. Adalete erişimi kolaylaştıran projelerin hayata geçirildiğini, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin güvencelerin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.

Adalet sisteminin özellikle toplumdaki güçsüz bireylerin haklarını etkin biçimde arayabileceği bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını belirten Gürlek, uygulamadaki ihtiyaçların ve yapılan düzenlemelerin sonuçlarının takip edildiğini aktardı.

Dijital teknolojilere de değinen Gürlek, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vatandaş portalı üzerinden kişilerin adliyeye gitmeden dosyalarını takip edebildiğini hatırlattı. Dijitalleşmenin başarısının, vatandaşların hak arama süreçlerini ne kadar kolaylaştırdığıyla ölçülmesi gerektiğini söyledi.

“Teknolojinin ve yapay zekânın yargılamada amaç değil, araç olduğunu asla unutmamalıyız.”

Gürlek, adalet önünde eşitliğin yalnızca aynı hukuki imkânların sunulmasıyla sağlanamayacağını belirtti. Vatandaşların bu imkânlardan etkin biçimde yararlanabilmesinin de gerekli olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda barolara Hazine kaynaklarından aktarılan payın ve adli yardım bütçesinin artırıldığını kaydetti. Ekonomik imkânları yetersiz kişilerin arabuluculuk hizmetlerinden de adli yardım kapsamında yararlanabildiğini bildirdi.

Çocuklar ve kırılgan durumdaki mağdurların özel ihtiyaçlarının gözetildiğini söyleyen Gürlek, bu kişilerin adli görüşme odalarında güvenli ve uygun şartlarda dinlenebildiğini aktardı.

Konuşmasında Gazze’ye de değinen Gürlek, yerinden edilen Filistinlilerin haklarının uluslararası toplum tarafından daha güçlü biçimde savunulması gerektiğini söyledi. OECD ülkelerine sorumluluk üstlenmeleri çağrısında bulundu.

İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin Filistinlilere ait zeytin ağaçlarını hedef aldığını belirten Gürlek, bu tür eylemleri durdurabilecek etkili bir küresel adalet sistemine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

“İnsanlık onurunun yerle bir edildiği bu manzara karşısında tarih, gelişmiş dünyanın bu vurdumduymazlığına şahitlik edecektir.”

Gürlek ayrıca Türkiye’nin kısıtlı imkânlarına rağmen 4 milyonu aşkın sığınmacıya kapılarını açtığını söyledi. Avrupa Birliği ülkelerinin sığınmacı kotası uyguladığını, Türkiye’nin ise ayrım gözetmeden hareket ettiğini belirtti.

Uluslararası adli iş birliğinin güçlendirilmesini isteyen Gürlek, bir suçun faili veya mağdurunun bir ülkede, dijital delillerinin başka bir ülkede, suç gelirlerinin ise üçüncü bir ülkede bulunabileceğini hatırlattı. Delillerin korunması ve suç gelirlerinin takibi için etkin koordinasyon gerektiğini kaydetti.

“Adalet arayışı her sınırda yeniden başlamamalıdır.”

Gürlek, uluslararası adli yardımlaşma taleplerinin zamanında karşılanmasını istedi. Ülkeler arasındaki iş birliğinin yalnızca anlaşmalarla ölçülmemesi, somut taleplere hızlı ve etkili karşılık verilmesi gerektiğini belirtti.

Adli makamlar arasındaki doğrudan iletişimin güçlendirilmesini isteyen Gürlek, uygulamada karşılaşılan sorunların ortak çözümlerle giderilmesinden yana olduklarını söyledi. İstanbul’daki toplantının ülkeler arasında deneyim paylaşımına ve yeni iş birliklerine katkı sağlamasını temenni etti.

Mobil sürümden çık