![]()
Ticaret Bakanı Ömer Bolat konuşuyor
AA muhabirinin Birleşmiş Milletler (BM), Afrika Birliği (AfB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve ilgili kuruluşların çalışmalarından derlediği bilgilere göre, siyasi müzakereler ile yerel barış girişimleri birbirini tamamlıyor.
Sudan, Sahel bölgesi, Somali ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki örnekler, kadınların, gençlerin, geleneksel ve dini liderlerin barışın yeniden kurulmasında önemli roller üstlendiğini gösteriyor.
Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana devam eden savaşın sona erdirilmesi için AfB, Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD), Arap Birliği, Avrupa Birliği ve BM’den oluşan “Beşli Mekanizma”, 8-10 Eylül’de Sudanlı siyasi ve sivil aktörlerle görüştü.
10 Eylül’de sona eren temaslarda, siyasi sürecin yeniden canlandırılması ve Sudanlıların öncülüğünde kapsayıcı bir siyasi süreç oluşturulması ele alındı.
BM, kapsamlı ateşkes ve sürdürülebilir barış için müzakere edilmiş çözümün gerekliliğine dikkati çekerken, AfB de Sudan-Sudan diyaloğunun önemini vurguluyor.
Ancak siyasi anlaşmalar, toplumlarda oluşan kırılmaları tek başına ortadan kaldırmaya yetmeyebiliyor. Yerinden edilme, ekonomik yıkım ve topluluklar arasındaki güvensizlik, çatışmaların uzun vadeli sonuçları arasında yer alıyor.
Sudan’ın doğusundaki Kassala eyaleti, toplum tabanlı barış girişimlerinin örneklerinden birini oluşturuyor. BM’nin Ocak 2026’da yayımladığı çalışmaya göre, bölgede toplumsal uzlaşı mekanizmaları, gençlerin arabuluculuk çalışmaları ve kadınların ekonomik dayanışma ağları faaliyet gösteriyor.
Yerlerinden edilmiş kadınlarla bölge sakinlerinin birlikte yürüttüğü küçük ticari girişimler, farklı toplulukları ortak faaliyetler etrafında buluşturuyor. Genç barış elçileri ise pazarlar, kafeler ve gençlik merkezlerinde farkındalık çalışmaları düzenleyerek yerel anlaşmazlıkların büyümesini önlemeye çalışıyor.
Sahel bölgesinde yoksulluk, işsizlik, iklim değişikliği ve yerinden edilme, topluluklar arasındaki gerilimleri artırıyor. UNDP’nin Çad Gölü Havzası ve Liptako-Gourma bölgesindeki çalışmalarında kadınların, gençlerin ve geleneksel liderlerin yer aldığı Topluluk İstikrar Komiteleri öne çıkıyor.
Komiteler, su kaynaklarına erişim, geçim kaynakları ve altyapı gibi günlük yaşamı etkileyen sorunlarla ilgileniyor ve bu sorunların çatışmaya dönüşmesini önlemeye çalışıyor. Böylece barış inşası, diplomatik görüşmelerin yanı sıra yerel ihtiyaçların karşılanmasıyla da ilişkilendiriliyor.
Somali’de merkezi hükümet ile muhalif siyasi aktörler arasında mayısta yürütülen görüşmeler sonuç alınamadan sona erdi. AfB ve BM, siyasi farklılıkların diyalog yoluyla çözülmesi çağrısı yaptı.
BM Barış İnşası Fonu destekli çalışmalarda ise gençler, arazi ve su kaynakları üzerindeki anlaşmazlıkların çözümünde geleneksel diyalog yöntemlerinden yararlanıyor.
2025’teki çatışma dönüşümü forumlarında gençler, geleneksel ve dini liderler ile yerel yöneticilerle bir araya geldi. Arazi anlaşmazlıkları, klanlar arasındaki sorunlar, işsizlik ve sosyal dışlanma gibi gerilim kaynakları ele alındı.
Kadınların oluşturduğu yerel ağlar da barış komiteleri ve geleneksel liderlerle birlikte çalışıyor. BM verilerine göre, Somali’nin 17 bölgesinde yaklaşık 250 kadın liderden oluşan ağlar kuruldu.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) doğusunda Washington ve Doha süreçleri ile AfB öncülüğündeki girişimler, çatışmaya siyasi çözüm bulmayı amaçlıyor.
BM, haziranda KDC ile Ruanda arasındaki Washington anlaşması, Doha çerçevesi ve AfB’nin arabuluculuk çalışmalarının doğudaki çatışma için ortak bir siyasi yol haritası oluşturduğunu bildirdi.
AfB’nin 2026’nın ikinci yarısı için hazırladığı yol haritasında sivil toplum, toplumsal uzlaşı, kadınlar ve gençler de barış sürecinin başlıkları arasında yer aldı.
Afrika’daki örnekler, siyasi müzakereler ile toplum tabanlı girişimlerin birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor. Siyasi görüşmeler ateşkese zemin hazırlayabilir ancak güvensizlik, yerinden edilme, ekonomik yıkım ve topluluklar arasındaki kırılmalar yalnızca anlaşmalarla ortadan kalkmıyor.
Sudan’da kadınların ekonomik dayanışma girişimleri, Sahel’de yerel istikrar komiteleri, Somali’de gençlerin arabuluculuk çalışmaları ve KDC’de sivil toplumun barış süreçlerine katılması, siyasi anlaşmaların toplumda karşılık bulmasına katkı sağlıyor.
15 Eylül’de anılan National Africa Civility Day (Ulusal Afrika Nezaket/Medeniyet Günü) de saygı, dayanışma ve uzlaşı kavramlarını gündeme taşıyor. Gün, barışın yalnızca siyasi aktörler arasında değil, toplumların gündelik yaşamında da kurulması gerektiğine dikkati çekiyor.
