
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu'nun 81. Oturumu'nda konuştu. Erdoğan, 35 dakika süren tarihi hitabında şunları kaydetti: Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacak.
SON 12 AY, 30 YILIN EN KANLI DÖNEMİ: Geride bıraktığımız 12 ay, 60'ı aşkın çatışma ve savaşla, son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Miyanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a, 250 bin insan hayatını kaybetti. Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.
SOYKIRIMCI ZİHNİYET KARŞIMIZDA: Yalnızca Gazze'de son 3 yılda, çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu. Kimse kusura bakmasın. Bu, Tayyip Erdoğan'ın şahsi meselesi değildir. Bu, hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda; öldürmeye doyamayan, soykırımcı bir zihniyet var.
FİLİSTİN'İ BOĞMA GİRİŞİMLERİ: Şarm El Şeyh'te attığımız imzanın takipçisiyiz. Gazze'nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız lazım. Bu konuda sizleri, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum. Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs, bağımsız Filistin Devleti'nin vücut bulacağı o güzel günleri göreceğiz.
BM KONSEYİ REFORME EDİLMELİ: BM Teşkilatı, görevini icra edemez hale gelmiş; daha doğrusu getirilmiştir. BM'ye güven duyulması isteniyorsa Gazze'de yavrular, gökyüzüne bakınca savaş uçağı değil uçurtma görecek. Güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir. 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, ne âdildir, ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi "Dünya 5'ten Büyüktür" ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir. Uluslararası hukukun, güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz.
KIBRIS TÜRKÜ'NE İZOLASYON SON BULMALI: Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, izolasyon son bulmalıdır. Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum.
SIFIR ATIK SAĞLAM KÖPRÜ: Eşim Emine Erdoğan'ın 2017'de başlattığı Sıfır Atık Hareketi, o günden bugüne küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü. İklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır. Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür. Sizleri COP31 Liderler Zirvesi'ne davet ediyorum.
TÜRKİYE BU YOLDA SABIRLA YÜRÜYECEK
Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir: Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz. Ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz. Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır. Zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir. Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda sabırla yürüyecektir.
GEREKİRSE BEDEL ÖDERİZ AMA SUSMAYIZ
Tayyip Erdoğan olarak; Rabbim ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye devam edeceğim. Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz; ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.
KÜRSÜDEN SEZAİ KARAKOÇ'UN ŞİİRİNİ OKUDU
"Dile getirdiğim gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek" diyen Erdoğan merhum şair Sezai Karakoç'un "Onlar sanıyorlar ki, Biz sussak mesele kalmayacak… Tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar" dizelerini okudu.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
