
"Artık, yeter!" dedim içimden; "hepimiz şu konunun üzerinde derinlemesine durmalıyız…" Geç bile kaldık…
Dünyaya bu açıdan bakmalıydık, sohbetlerimizde basit dedikodunun ötesine geçmeliydi…
AÇGÖZLÜLÜK…
Bundan bahsediyorum…
Gece gece kitaplığımı indirdim, direk bu mesele üzerine yoğunlaşmış çalışmalar aradım.
Hınç…
Haset…
Öfke…
Rekabet ve yarışma duygusunun karanlık dinamikleri…
Hepsi üzerine dolu kitap vardı…
Ama "açgözlülük" indekslerde bile yoktu…
Şimdi burada kesiyorum…
Ama üzerine düşünüp konuşmayı sürdüreceğiz; sürdürmemiz gerekiyor.
NOT DEFTERİ
Bütün ömrüm böyle, artık sihri kalmamış çatlak bir aynaya aksetmiş gibi eğri büğrü, perişan halde… hayatımı bir türlü tabii manzarasına iade edemiyorum. (REFİK HALİT KARAY / Nilgün)
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
