Site icon Milliyetçi Medya

ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Trump’ın Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu söyledi:

ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Trump'ın Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu söyledi:

Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu

Rubio, NBC News kanalının canlı yayınında ABD ve dünya gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Trump'ın Pezeşkiyan ile görüşme planı olup olmadığı sorusuna verdiği yanıtta Rubio, Başkan'ın genel olarak "herkesle" görüşmeye açık olduğunu ve sorunları çözmek için insanlarla diyalog kurmanın önemli olduğuna inandığını aktardı.

Bunun, onlarla aynı fikirde olacakları anlamına gelmediğini vurgulayan Rubio, "Dolayısıyla biz de buna açığız. Şu anda planlanmış bir şey olduğunu sanmıyorum ancak böyle bir şeye kesinlikle açığız." dedi.

Rubio, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağının garanti altına alınması gerektiğini savunarak, şunları kaydetti:

"Bunu kesinlikle yapamazlar. Bu, radikal bir din adamları rejimidir. Kendi halkına nasıl davrandıklarını görüyorsunuz. Farklı vekilleri aracılığıyla bölge genelinde ne kadar büyük hasara ve katliama yol açtıklarını görüyorsunuz. Böyle bir grubun asla nükleer silaha sahip olmaması gerekir. Ve bu sonucu olumlu bir şekilde elde edebilirsek, bunu seve seve yaparız."

Bakan Rubio, Suudilerin, Husilerin saldırıları nedeniyle petrol hattını kapatmak zorunda kaldığını, bunun da son iki haftadaki petrol fiyatlarının artmasının ana nedenlerinden biri olduğunu ifade etti.

Piyasaların, Suudi Arabistan'dan petrol tedarikinin azalacağına yönelik beklentiye tepki verdiğini dile getiren Rubio, bunun da "yüzleştikleri bir sorun olduğunu" kaydetti.

Rubio, bu meselenin doğrudan olmasa da İran ile bağlantılı olduğunu söyleyerek, "Mesele Husiler ama onlar da zaten İran'ın vekili." dedi.

Bazı medya kuruluşlarının Beyaz Saray'a girişinin engellenmesine ilişkin olarak da Rubio, Başkan Trump'ın kendisine yönelik haberlerin nasıl sunulduğu konusunda son derece kararlı olduğunu söyledi.

Rubio, ABD haberlerini izlediğini ve bu yayınların bazı durumlarda "sanki İran'ı destekliyorlarmış gibi" göründüğünü belirterek, "İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalarda söylediği her şeyi doğru olarak öne çıkarıyorlar ve Amerikalı yetkililerin söylediği her şeyi yanlış olarak gösteriyorlar." ifadesini kullandı.

"Başkan haberlerini beğenmiyor diye medya kuruluşları yasaklanmalı mı?" sorusuna da Rubio, "Başkan, 'Yönetimimi dürüstçe haber yapmadığını düşündüğüm insanların benim binamda ve ofisimde çalışmasına neden izin vereyim ki?' diye düşünüyor." yanıtını verdi.

Rubio, Fox News kanalına yaptığı değerlendirmede de Grönland konusuna ilişkin, "Başkan Trump bunu en başından beri açıkça belirtti. (Grönland) Bu, hem füze savunması hem Arktik bölgesinin savunması hem de su yollarının savunması için ulusal güvenlik meselesiydi." dedi.

ABD, Danimarka ve Grönland arasındaki yeni anlaşmanın iki ülkenin kendi güvenliklerini de güvence altına aldığını ileri süren Rubio, "Öncelikle bu anlaşma kalıcı. Sonsuza kadar geçerli. Bu anlaşmanın sona erme tarihi yok." ifadesini kullandı.

Rubio, söz konusu anlaşmanın askeri üs inşa etmelerine de imkan tanıdığına işaret ederek, "Bir gün uyanıp 'tamam, Çin ordusu orada değil ama şirketleri tüm limanlara sahip, tüm araziye sahip' diye fark etmeyeceksiniz çünkü onlar bunu dünyanın farklı yerlerinde yaptılar. Limanları böyle inşa ediyorlar. Bir gün donanmalarını oraya konuşlandırabilmek istiyorlar." diye konuştu.

NATO üyesi olmayan bir ülkenin, Grönland'a yatırım yapmak istediğinde, ABD'nin de dahil olduğu bir denetim sürecinden geçmesi gerektiğini kaydeden Rubio, söz konusu anlaşmanın NATO ile de bağlantılı olduğunu belirtti.

Rubio, NATO'nun İran konusunda kendilerine yardımcı olup olmadığına ilişkin soru üzerine, bazı NATO ülkelerinin bu konuda diğerlerinden daha fazla katkı sağladığını, birçok durumda ise hayal kırıklığı yaşadıklarını söyledi.

En büyük hayal kırıklığının, kendilerine acil bir durumda üslerini kullandırmayan bir grup ülkeden kaynaklandığını ileri süren Rubio, "Acil bir durumda üssümüzü kullanamıyorsak, o zaman üsse sahip olmanın ne anlamı var? Ve açıkçası, ittifaka sahip olmanın ne anlamı var?" değerlendirmesinde bulundu.

Kariyeri boyunca NATO'nun güçlü bir destekçisi olduğunu ancak Avrupa'daki üslerin ABD'ye dünyanın farklı bölgelerine güç gönderme imkanı sağlamasının, NATO'nun ülkesine sağladığı en büyük faydalardan biri olduğunu belirten Rubio, bu imkanın reddedilmesi halinde NATO'da bulunmalarının en büyük gerekçesini kaybetmiş olacağını aktardı.

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

Exit mobile version